7 Nisan 2012 Cumartesi

Down Sendromu Nedir ?


Anne ve Babalara Öneriler


Sevgili anne ve babalar, Dokuz ay boyunca heyecanla beklediğiniz bebeğinizin Down Sendromlu olduğunu öğrendiniz. Yaşadığınız hayal kırıklığı nedeni ile yeni doğmuş bebeğinize karşı sevginizi yeterince gösterememektesiniz. Çünkü beklediğinizden, düşündüğünüzden daha da önemlisi istediğinizden farklı bir çocukla karşı karşıyasınız. Ne yapacağınızı, nasıl davranacağınız bilmiyor ve kendinizi yapayalnız hissediyorsunuz... Down Sendromu ile yeni tanışan her anne, baba sizinle aynı hisleri paylaşıyor. Ancak hislerinizi olumlu kılmak ve hayatı yeniden keyifli hale getirmek sizin elinizde! Down Sendromu hayatınızdaki pek çok şeyi değiştirebilir. Üstesinden gelmeniz gereken birçok sorun sizi bekliyor. Şu an daha zor görünse de sizden önceki anne ve babaların tecrübe ve deneyimlerinden yararlanabilirsiniz. Unutmayın ki sizin çocuğunuz da sevgi dolu, neşe dolu bir çocuktur. Tüm çocuklar gibi sevgiye, şefkate, oyuna, ilgiye ve arkadaşlara ihtiyacı vardır. Onun için en faydalı şey ise huzurlu bir aile ortamıdır. Engelli doğan bebeğiniz yüzünden, sizin ve ailenizin yaşantısı asla değişmek zorunda değildir. Kendinizi feda etmek zorunda ise hiç değilsiniz. Yaşantınızı normal bir şekilde yürütebilmek için destek ve yardım alabilirsiniz. Siz bir melek sahibisiniz.

En Çok Merak Edilen Sorular



• Down sendromu kalıtımsal mıdır?
Down Sendromu, bulaşıcı bir hastalık değildir. Kalıtımsal da değil, genetik bir farklılıktır.
• Down Sendromluların zeka seviyesi kaçtır?
Down sendromlular genellikle 70 IQ puanıyla doğar. Eğitim sağlanmadığı taktirde zamanla bu zeka seviyesinden daha da gerileyebilirler.
• Bir işte çalışabilirler mi?
Down Sendromlu kişiler, erken müdahale edilirlerse, bir işte çalışabilir ve kendi ayakları üzerinde durabilirler.
• Down Sendromlular ne kadar yaşar? Çoğu doğar doğmaz ölür mü?
Eğer sağlık problemleri yoksa ya da tedavi edilmişlerse ve iyi bakılıyorlarsa, yaşam süreleri uzundur. 60-70 yaşına kadar yaşayabilirler.
• Kişilik özellikleri nasıldır?
Neşeli, sempatik, duygusal ve dürüsttürler. Kurallara uyum gösterirler. Bencil ve çıkarcı değildirler. Güzel sanatlar konusunda yeteneklidirler. Özellikle müzik ve resme ilgi duyarlar.


Serkan Emiroğlu 22 yıl önce down sendromlu doğduğunda annesine "Bu çocuktan bir şey olmaz" denildi. Ögretmen anne oğlunu iki yıl çalıştırarak üniversiteye soktu.

Serkan Emiroğlu, down sendromu ve bu yıl üniversiteye başladı. Doğduğu gün annesine, "Bu çocuktan bir şey olmaz, unutun başka çocuk doğurun" dediler… Serkan, bu yıl radyo TV öğrencisi olarak Anadolu Üniversitesi’nde eğitime başladı. Tıpdünyası, her 800 doğumda bir görülen down sendromunun kaynağını henüz keşfedemedi. Kromozomların yanlış bölünmesinden kaynaklandığı biliniyor. Ancak, down sendromluların hepsi birbirine benzediği için, onların uzaydan geldiği bile düşünülüyor. Amerika’da artık engelli olarak kabul edilmiyorlar. Ancak hâlâ pek çok anne bu nedenle bebeğini henüz doğmadan aldırıyor. Serkan Emiroğlu işte bu çocuklardan biri olarak 22 yıl önce dünyaya geldi. Annesi Gülgün Emiroğlu, "Bana doğumdan sonra down sendromunu öyle tarif ettiler ki, çocuğumun yaratık olduğunu zannettim, bugün Serkan’ın geleceği durumu bilseydim o günlerde hiç üzülmezdim" diyor.
Serkan Emiroğlu’nun bugün üniversitede süren eğitim serüveni Türkiye’de downlu çocuklara alışkın olmadığı için zorlu ilerlemiş. İlkokula engelliler bölümünde başlamış ve ancak ortaokulda kaynaştırma bölümüne geçmiş. Canı istediği sevdiği şeyleri hemen öğrenmiş, bazı derslerde çok inat etmiş. Ortaokuldan sonra derslere ilgisi daha da artmış Özel Kadıköy Güzel Sanatlar Lisesi’ne giderken tiyatro eğitimi de almaya başlamış. Bu sırada film teklifi almış. Televizyonda Arzum Onan’la birlikte Sahara adlı dizinin çekiminde rol almış. Son derece disiplinli olarak çekimlere katılmış, o dönemde hayranları bile olmuş.
ÖZEL OKULLAR GERİ ÇEVİRDİ

Üniversite sınavlarına iki yıl boyunca öğretmen olan annesi Gülgün Emiroğlu’nun desteği ile hazırlanmış. İlk yıl kazanamamış ancak ikinci yıl puanı barajı aşınca bazı özel üniversitelerden davet mektubu bile almış. Annesi Gülgün Emiroğlu, "İki özel üniversiteye gittik, puanıyla kabul edilmesi gerekiyordu. Ancak Serkan’ı görünce şoke oldular. Sonra, ‘Bizim imkânlarımız Serkan’ın okumasına uygun değil’ diyerek kibar şekilde geri çevirdiler. Serkan ısrar etseydi, geri çeviremezlerdi… Ancak biz, 22 yılın sonunda zorla güzellik olmayacağını öğrendik" diyor.
RADYO VE TELEVİZYON OKUYOR

Serkan Emiroğlu bu yıl Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Radyo ve Televizyon Bölümü’ne kaydoldu. Evde eğitim görmekten aslında hoşlanmıyor… Sosyal ortamları seviyor. Üniversite kampüsünde bir dönemi hayal ederken henüz bu engeli aşamadığı için üzülüyor. Bu nedenle fotoğrafçılık kurslarına katılıyor. Halk Eğitim’de grafik tasarım derslerine katılıyor. Serkan kendinden sonra gelecek downlulara üniversite kapılarını açıyor.    -Sabah Gazetesi-